Prestij Film Replikleri The Prestige

—Film Özeti
Bu beklenmedik dönüşlerle dolu gizemli öyküde, Viktorya Devri’nde iki sahne sihirbazı, giderek şiddetlenen bir savaşa ve birbirlerinin mesleki sırlarını ortaya çıkartmak için doymaz bir susuzluğa dönüşen güçlü bir rekabete girişiyorlar. Bu iki görkemli adamın cüreti tutkuya, şovmenliği bilime ve hırsı dostluğa kırdırmalarının sonuçları tehlikeli, ölümcül ve hileli oluyor. Her şey yüzyılın başında, hızla değişen Londra’da başlıyor. Sihirbazların ünlü ve en üst mertebede idol olarak kabul edildikleri bir zamanda, iki genç sihirbaz şöhrete giden yolu çizmeye başlarlar. Gösterişli, sofistike Robert Angier (HUGH JACKMAN) tam bir şovmenken, yontulmamış ve gelenekçi Alfred Borden (CHRISTIAN BALE) sihirli fikirlerini gösterme yeteneğinden yoksun, yaratıcı bir dahidir. Birbirlerini takdir eden arkadaşlar ve ortaklar olarak yola çıkarlar. Ama en büyük numaraları ters gidince, aralarında ömür boyu sürecek bir düşmanlık başlar; ikisi de bir diğerini geçme ve altüst etme niyetindedir. Sürdürdükleri aşırı rekabet, her numarayla, her gösteriyle daha da büyür; ta ki sınır tanımayana, hatta elektriğin yeni ve inanılmaz güçlerini ve Nikola Tesla’nın bilimsel dehasını işin içine dahil edene dek…
—Replikler
Her sihirbazlık numarası üç bölüm ya da perdeden oluşur. Birincisi “Vaat” bölümüdür. Sihirbaz size sıradan bir şey gösterir. İskambil destesi, bir kuş ya da bir insan. Bu nesneyi size gösterir. Son derece gerçek, üzerinde oynanmamış, normal bir şey olduğunu görmeniz için nesneyi incelemenizi ister. Fakat gerçek, farklı olabilir. İkinci perdeye “Dönüşüm” denir. Sihirbaz olağan bir nesneyi alır ve onu olağanüstü bir şeye dönüştürür. Hilenin sırrını arıyorsunuz ama bulamazsınız çünkü dikkatli bakmıyorsunuz. Siz sırrı bilmek değil kandırılmak istiyorsunuz. Henüz alkışlamazsınız, çünkü bir şeyi yok etmek yeterli değildir. Onu geri getirmeniz gerekir. İşte bu yüzden her sihirbazlık numarasında üçüncü bir perde bulunur. İçlerinde en zorlusu. Bizlerin deyişiyle Prestij.

 

Anlatman için peşinden koşarlar ama söylediğin anda gözlerinde bir hiç olursun, bir hiç. Sır hiç kimseyi etilemez ama kullandığım hile herşeydir.

 

Bazı günler sevmiyorsun. Bugün de öyle…

 

Dünya basit bir yer. Perişan. Baştan aşağı maddesel. Ama bir saniye olsun onları kandırabilirsen hayretler içinde bırakabilirsin. İşte o zaman çok özel bir şey görebilirsin. O gözlerindeki ifade her şeye değerdi

Bunları da sevebilirsiniz

Prestij Film Replikleri The Prestige” için 3 yorum

  1. Tesla:

    'İnsan imkansızı başarabilir' lafını bilir misiniz?

    Yalandır

    İnsan imkansızın ötesine ulaşabilir.

    Toplum bir anda sadece bir değişimi kaldırabilir.

    İlk defa dünyayı değiştirmeyi denediğimde hayalperest gibi görüldüm. İkincisinde kibarca emekli olmam istendi.

    İşte buradayım emekliliğimin tadını çıkarıyorum. Hiçbir şey imkansız değildir. İstediğiniz şey sadece pahalı. Sizin için bu makineyi yapsaydım onu sadece sihir gibi mi sunardınız?

    Angier:

    İnsanlar sahnede yaptıklarıma gerçekten inansalardı akışlamazlardı, çığlık atarlardı. Bir kadını ikiye bölmeyi düşünün

    Tesla: Böyle bir makinenin bedelini düşündünüz mü?

    Angier: Para önemli değil.

    Tesla:Belki öyledir ama bedelini düşündünüz mü?

  2. Dikkatli bakıyor musun? Daha dikkatli bak. Kimseye gösterme. Anlatman için peşinden koşacaklar, ama sırrı söylediğin anda, gözlerinde bir hiç olursun. Anlıyor musun? Bir hiç.

    Sır hiç kimseyi etkilemez. Kullandığın hile ise her şeydir.

Bir cevap yazın