Kaybedenler Kulübü Film Replikleri

Hepimiz çalışıyoruz, hepimiz yatacağız. İşte ben bunu anlamıyorum ya. Niye ayrı ayrı yatıyoruz? Niye? Madem hepimiz yatacağız niye ayrı yatıyoruz ya?

 

-Hiç satmayan kitaplar basıp, hiç dinlenmeyen bir radyo programı yapıyorum.

-Bu çok iyi.

 

Çok yalnızım.
Yalnızlık adamı kanca yapar be Brit.
Allah belamı versin. Yalnızlıktan kusacağım vallahi.
Ben de Brit. Ben de.
Yine sabah olacak, yine yeni bir gün başlayacak ve ben yine öleceğim

 

Kendinden ne kadar uzaksan aslında kendine o kadar yakınsın. Yeryüzünde sana en uzak nokta aslında sırtındır.

Bazen büyük farklılıklar, insanları birbirine daha da yakınlaştırır.

Bir kürenin üzerinde yapılan bütün yolculuklaraslında yalnızca başlangıç noktasına yaklaşmaya yarar.

 

İnsanın ruhu vücudunun en bitkin parçası.

Ne zaman öleceğimizi bilmediğimiz için hayat sonu olmayan bir yolmuş gibi geliyor bize.

 

-Geçenlerde Cuma’ya gittim.

-Ne zaman?

-Salı. Ben salıları gidiyorum, daha sakin oluyor.

 

-Niye hiçbir şeyi ciddiye almıyorsunuz siz?

-Niye hep bize misyon yüklemeye çalışıyorsun? Biz radyoda konuşan, birbirinin muhabbetinden keyif alan iki adamız.

O kadar.

 

 

-Neden her konuştuğunuzun ucu sekse dokunuyor?

-Hayatta ucu sekse dokunmayan bir şey var mı?

-Varsa da biz bilmiyoruz.

 

-Merhaba, sayın dinleyen. Sizinle yatmış mıydık?

-Hayır. Ne kadar gereksiz bir soru bu.

-Peki, bana gereksiz olmayan bir soru sorabilir misiniz sayın dinleyen?

-Öyle bir soru yok ki.

-Cevabı olmayan herhangi bir şeyin sorusu da olmaz zaten sayın dinleyen. Sorular sadece cevabı
duymak isteğiyle var olurlar. Tek bir soru hariç. Soru sizi derin bir suskunluğa ya da ölçüsüz bir neşeye boğabilir.Buradan anladığım kadarıyla zaten çekilmez olan varlığınızı çevrenizdekiler için iyice katlanılmaz bir hale sokabilir. Hazırsanız sorayım.

-Evet

-Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir?

 

Nasıl başlasam… Ressamım ben. Annemle oturuyorum. Daha doğrusu oturuyordum. 1 yıl önce kaybettim annemi. Çok yakındık. Resme o başlatmıştı beni. Öyle bir üzüntü öyle bir acı yok. Anlatamam size. Aylarca yiyemedim uyuyamadım, çizemedim. Sonunda da dayanamadım. Bitireyim, kurtulayım bu acıdan, dedim. Nasıl olsa kimse fark etmez yokluğumu, dedim. Hatta güzelce de ayarlamıştım ne zaman, nasıl yapacağımı. ize saçma gelecek belki ama yapmadan bir gece önce sizin programa rastladım. Oturdum, sonuna kadar dinledim. Yalnızlıkla öyle güzel
dalga geçiyordunuz ki sonraki akşamınınkini de dinleyeyim ondan sonra yaparım, dedim. Farkında olmadan baktım ki, sürekli sizin programı bekler oldum. Beklerken de bir baktım ölmeyi unutmuşum.

 

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın